İçlerinde ummiler vardır. Kitap'ı bilmezler. Kuruntularından başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar.
Bakara 2:78وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ • Ve minhum ummiyyune la ya'lemunel kitabe illa emaniyye ve in hum illa yezunnun. • Meal: İçlerinde ummiler[1] vardır. Kitap'ı bilmezler. Kuruntularından[2] başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar. • Dipnot 1: Yersiz ve yanlış düşünce. • Dipnot 2: Kitap'ı bilmeyip de ondan habersiz olanlar. • Kelime kelime: وَمِنْهُمْ ve minhum onların içinde vardır · أُمِّيُّونَ ummiyyune ümmiler · لَا la · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı · إِلَّآ illa dışında · أَمَانِىَّ emaniyye kuruntuları · وَإِنْ ve in · هُمْ hum onlar · إِلَّا illa sadece · يَظُنُّونَ yezunnune zannediyorlar • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • مني (mny) kökü: Birini denemek veya kanıtlamak, arabuluculuk yapmak, dilemek veya arzulamak. • ظنن (Znn) kökü: Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 78. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).