Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 82. Ayet Meali

İman edip, salihatı yapanlar Cennet ehlidirler. Ve onlar orada kalıcıdırlar.

Bakara 2:82 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman edip, salihatı yapanlar Cennet ehlidirler.
Bakara 2:82
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟ • Vellezine amenu ve amilus salihati ulaike ashabul cenneh, hum fiha halidun. • Meal: İman edip, salihatı yapanlar[1] Cennet ehlidirler. Ve onlar orada kalıcıdırlar. • Dipnot 1: Bkz. 2:25. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan · وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar · ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati yararlı işler · أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar da · أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır · ٱلْجَنَّةِ ۖ l-cenneti cennet · هُمْ hum onlar · فِيهَا fiha orada · خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • صحب (SHb) kökü: eşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • Bakara suresi 286 ayettir; bu 82. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).