Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 114. Ayet Meali

Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de.

Taha 20:114 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir.
Taha 20:114
فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْماً • Fe tealallahul melikul hak, ve la ta'cel bil kur'ani min kabli en yukda ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidni ılma. • Meal: Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de. • Kelime kelime: فَتَعَـٰلَى feteaala yücedir · ٱللَّهُ llahu Allah · ٱلْمَلِكُ l-meliku hükümdar olan · ٱلْحَقُّ ۗ l-hakku gerçek · وَلَا ve la asla · تَعْجَلْ tea'cel acele etme · بِٱلْقُرْءَانِ bil-kurani Kur'an'ı (okumaya) · مِن min · قَبْلِ kabli önce · أَن en diye · يُقْضَىٰٓ yukda tamamlansın · إِلَيْكَ ileyke sana · وَحْيُهُۥ ۖ vehyuhu vahyedilmesi · وَقُل ve kul ve de ki · رَّبِّ rabbi Rabbim · زِدْنِى zidni artır bana · عِلْمًۭا ilmen ilmimi • علو (Elw) kökü: Yüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • عجل (Ejl) kökü: Acele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu… • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • وحي (wHy) kökü: İşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Taha suresi 135 ayettir; bu 114. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).