Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 116. Ayet Meali

Hani! Meleklere: "Adem'e secde edin." demiştik. Hemen secde etmişlerdi, İblis ise bundan kaçınmıştı.

Taha 20:116 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani!
Taha 20:116
وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى • Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, eba. • Meal: Hani! Meleklere: "Adem'e secde edin.[1]" demiştik. Hemen secde etmişlerdi, İblis ise bundan kaçınmıştı. • Dipnot 1: Bkz. 17:61. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz ve hani · قُلْنَا kulna demiştik · لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ lilmelaiketi meleklere · ٱسْجُدُوا۟ scudu secede edin · لِـَٔادَمَ liademe Adem'e · فَسَجَدُوٓا۟ fesecedu secde ettiler · إِلَّآ illa yalnız · إِبْلِيسَ iblise İblis · أَبَىٰ eba diretti • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • سجد (sjd) kökü: Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek • ابي (Aby) kökü: Gönüllü olarak reddetmek/kaçınmak/sakınmak, geri durdu/çekindi, katılmamak/reddetmek/hoşlanmamak/onaylamamak/nefret etmek, uyumsuz/uzlaşmaz/dirençli. • Taha suresi 135 ayettir; bu 116. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).