Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 39. Ayet Meali

"Onu sandığa koy da suya bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."

Taha 20:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Onu sandığa koy da suya bırak.
Taha 20:39
اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ • Enıkzifihi fit tabuti fakzifihi fil yemmi felyulkıhil yemmu bis sahıli ye'huzhu aduvvun li ve aduvvun leh, ve elkaytu aleyke mehabbeten minni ve li tusnea ala ayni. • Meal: "Onu sandığa koy da suya[1] bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım." • Dipnot 1: Nil'e. • Kelime kelime: أَنِ eni ki · ٱقْذِفِيهِ kzifihi onu koy · فِى fi · ٱلتَّابُوتِ t-tabuti sandığa · فَٱقْذِفِيهِ fekzifihi ve at · فِى fi · ٱلْيَمِّ l-yemmi suya · فَلْيُلْقِهِ felyulkihi onu bıraksın · ٱلْيَمُّ l-yemmu su · بِٱلسَّاحِلِ bis-sahili sahile · يَأْخُذْهُ ye'huzhu onu alacaktır · عَدُوٌّۭ aduvvun düşman olan · لِّى li bana · وَعَدُوٌّۭ ve aduvvun ve düşman olan · لَّهُۥ ۚ lehu ona · وَأَلْقَيْتُ ve elkaytu ve koydum · عَلَيْكَ aleyke senin üzerine · مَحَبَّةًۭ mehabbeten bir sevgi · مِّنِّى minni benden · وَلِتُصْنَعَ velitusnea yetiştirilmen için · عَلَىٰ ala önünde · عَيْنِىٓ ayni gözümün • قذف (qpf) kökü: Fırlatmak, atmak, ilham vermek, incitmek, ortadan kaldırmak, atmak, daldırmak, birisini (çirkin ve kötü eylemlerle) suçlamak, ateş etmek, (ok gibi) fırlatmak • يمم (ymm) kökü: Deniz, nehir, sel. Elde etmeyi hedeflemek, niyet etmek, yönelmek, başvurmak, müracaat etmek, yönünü çevirmek, nehre atılmak, bir şeyi amaçlamak, toz veya temiz toprakla temizlemek. • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • سحل (sHl) kökü: Sürüklemek, sürümek, sürtmek, sürtünerek aşınmak, yerde sürükleyerek çekmek, ovmak, törpülemek, zımparalamak, aşındırmak, yıpratmak • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • عدو (Edw) kökü: geçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • صنع (SnE) kökü: Yapmak/yaratmak/inşa etmek, bir şeyi işlemek, beslemek, yetiştirmek. Sun'un - bir eylem, yapılan şey. Masna'un (çoğulu masani) - sarnıç, saray, kale, güzel bina, hisar. San'atun - yapma, yapma sanatı. • عين (Eyn) kökü: Göze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin… • Taha suresi 135 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).