Taha 20:48اِنَّا قَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى • İnna kad uhıye ileyna ennel azabe ala men kezzebe ve tevella. • Meal: "Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu." • Kelime kelime: إِنَّا inna gerçekten biz · قَدْ kad doğrusu · أُوحِىَ uhiye vahyolundu · إِلَيْنَآ ileyna bize · أَنَّ enne muhakkak · ٱلْعَذَابَ l-azabe azabın · عَلَىٰ ala üzerine (olacağı) · مَن men kimsenin · كَذَّبَ kezzebe yalanlayan · وَتَوَلَّىٰ ve tevella ve yüz çevirenin • وحي (wHy) kökü: İşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • Taha suresi 135 ayettir; bu 48. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).