Ant olsun ki; ayetlerimizin hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamakta diretti.
Taha 20:56وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى • Ve lekad ereynahu ayatina kulleha fe kezzebe ve eba. • Meal: Ant olsun ki; ayetlerimizin[1] hepsini ona[2] gösterdik. Buna rağmen yalanlamakta diretti. • Dipnot 1: Mucizelerimizin, göstergelerimizin, kanıtlarımızın. • Dipnot 2: Firavun'a. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · أَرَيْنَـٰهُ eraynahu biz ona gösterdik · ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimizin · كُلَّهَا kulleha hepsini · فَكَذَّبَ fekezzebe yine de yalanladı · وَأَبَىٰ ve eba ve dayattı • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • ابي (Aby) kökü: Gönüllü olarak reddetmek/kaçınmak/sakınmak, geri durdu/çekindi, katılmamak/reddetmek/hoşlanmamak/onaylamamak/nefret etmek, uyumsuz/uzlaşmaz/dirençli. • Taha suresi 135 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).