Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 69. Ayet Meali

"Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler."

Taha 20:69 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak.
Taha 20:69
وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى • Ve elkı ma fi yeminike telkaf ma sanau, innema sanau keydu sahır, ve la yuflihus sahıru haysu eta. • Meal: "Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler." • Kelime kelime: وَأَلْقِ ve elki ve at · مَا ma olanı · فِى fi · يَمِينِكَ yeminike sağ elinde · تَلْقَفْ telkaf yutsun · مَا ma şeyleri · صَنَعُوٓا۟ ۖ saneu onların yaptıkları · إِنَّمَا innema çünkü · صَنَعُوا۟ saneu onların yaptıkları · كَيْدُ keydu hilesidir · سَـٰحِرٍۢ ۖ sahirin bir büyücünün · وَلَا ve la ve asla · يُفْلِحُ yuflihu iflah olmaz · ٱلسَّاحِرُ s-sahiru büyücü · حَيْثُ haysu nereye · أَتَىٰ eta varsa • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • يمن (ymn) kökü: Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli. • لقف (lqf) kökü: Telaşla yetişmek, yakalamak, hızlıca yutmak, yok etmek, bozmak, yiyip bitirmek, yakalayıp tutmak, çökmek, düşmana saldırmak, yıkılmak. • صنع (SnE) kökü: Yapmak/yaratmak/inşa etmek, bir şeyi işlemek, beslemek, yetiştirmek. Sun'un - bir eylem, yapılan şey. Masna'un (çoğulu masani) - sarnıç, saray, kale, güzel bina, hisar. San'atun - yapma, yapma sanatı. • كيد (kyd) kökü: Üzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • حيث (Hyv) kökü: Her yerde, nerede • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • Taha suresi 135 ayettir; bu 69. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).