Kim Rabb'ine mücrim olarak gelirse, onun yeri Cehennem'dir. Orada ne ölür ne de yaşar.
Taha 20:74اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِماً فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى • İnnehu men ye'ti rabbehu mucrimen fe inne lehu cehennem, la yemutu fiha ve la yahya. • Meal: Kim Rabb'ine mücrim[1] olarak gelirse, onun yeri Cehennem'dir. Orada ne ölür ne de yaşar. • Dipnot 1: Bkz. 18:53. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: إِنَّهُۥ innehu şüphesiz · مَن men kim · يَأْتِ ye'ti gelirse · رَبَّهُۥ rabbehu Rabbine · مُجْرِمًۭا mucrimen suçlu olarak · فَإِنَّ feinne şüphesiz · لَهُۥ lehu onun için vardır · جَهَنَّمَ cehenneme cehennem · لَا la · يَمُوتُ yemutu ölemez · فِيهَا fiha orada · وَلَا ve la ve · يَحْيَىٰ yehya yaşayamaz • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • جرم (jrm) kökü: Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir… • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • Taha suresi 135 ayettir; bu 74. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).