"Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır."
Taha 20:73اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى • İnna amenna bi rabbina li yagfire lena hatayana ve ma ekrehtena aleyhi mines sihr, vallahu hayrun ve ebka. • Meal: "Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır." • Kelime kelime: إِنَّآ inna kuşkusuz biz · ءَامَنَّا amenna inandık · بِرَبِّنَا birabbina Rabbimize · لِيَغْفِرَ liyegfira bağışlaması için · لَنَا lena bizim · خَطَـٰيَـٰنَا hatayana günahlarımızı · وَمَآ ve ma ve şeyleri · أَكْرَهْتَنَا ekrahtena bizi yapmaya zorladığın · عَلَيْهِ aleyhi üzerine · مِنَ mine · ٱلسِّحْرِ ۗ s-sihri büyüyü · وَٱللَّهُ vallahu Allah · خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır · وَأَبْقَىٰٓ ve ebka ve daha süreklidir • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • خطا (xTA) kökü: Yanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden… • كره (krh) kökü: Zor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • بقي (bqy) kökü: Kalmak, sürmek, devam etmek, artakalmak, yaşamak, hayatta olmak, arta kalmak, geriye kalmak, beklemek, durmak, var olmak • Taha suresi 135 ayettir; bu 73. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).