Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 39. Ayet Meali

Kafirler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!

Enbiya 21:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilse…
Enbiya 21:39
لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ • Lev ya'lemullezine keferu hine la yekuffune an vucuhihimun nare ve la an zuhurihim ve la hum yunsarun. • Meal: Kafirler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi! • Kelime kelime: لَوْ lev eğer · يَعْلَمُ yea'lemu bir bilselerdi · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) · حِينَ hine zamanı · لَا la · يَكُفُّونَ yekuffune savamayacakları · عَن an -nden · وُجُوهِهِمُ vucuhihimu yüzleri- · ٱلنَّارَ n-nara ateşi · وَلَا ve la ne de · عَن an -ndan · ظُهُورِهِمْ zuhurihim sırtları- · وَلَا ve la ve · هُمْ hum onlara · يُنصَرُونَ yunsarune yardım da olunmayacakları • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • حين (Hyn) kökü: Varmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek • كفف (kff) kökü: El tutmak, vazgeçmek, sakınmak, geri çekilmek, geri tutmak, eli uzatmak. • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • ظهر (Zhr) kökü: Görünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).