Enbiya Suresi 60. Ayet Meali
"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.
Enbiya 21:60
قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَـهُٓ اِبْرٰه۪يمُۜ • Kalu semi'na feten yezkuruhum yukalu lehu ibrahim. • Meal: "İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · سَمِعْنَا semia'na işittik · فَتًۭى feten bir genç · يَذْكُرُهُمْ yezkuruhum onları diline dolayan · يُقَالُ yukalu deniliyormuş · لَهُۥٓ lehu kendisine · إِبْرَٰهِيمُ ibrahimu İbrahim • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • فتي (fty) kökü: Genç, yetişkin, cesur, cömert, erkeksi özellikler, gözüpek, cesur, iyi delikanlı, yiğit, genç yoldaş, genç köle, hizmetçi olmak. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 60. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).