Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Enbiya 21:65ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ • Summe nukisu ala ruusihim, lekad alimte ma haulai yentıkun. • Meal: Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra yine · نُكِسُوا۟ nukisu döndürüldüler · عَلَىٰ ala üzerine · رُءُوسِهِمْ ru'usihim eski kafaları · لَقَدْ lekad muhakkak · عَلِمْتَ alimte bilirsin ki · مَا ma · هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlar · يَنطِقُونَ yentikune konuşmazlar • نكس (nks) kökü: Üzmek, baş aşağı çevirmek, ters çevirmek, ters yapmak, başı dikkatsizce veya utançla eğmek. • راس (rAs) kökü: Baş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • نطق (nTq) kökü: Konuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak. • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 65. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).