Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Enbiya 21:64فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ • Fe receu ila enfusihim fe kalu innekum entumuz zalimun. • Meal: Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler. • Kelime kelime: فَرَجَعُوٓا۟ feraceu döndüler · إِلَىٰٓ ila · أَنفُسِهِمْ enfusihim kendi vicdanlarına · فَقَالُوٓا۟ fe kalu ve dediler · إِنَّكُمْ innekum hakikaten siz · أَنتُمُ entumu sizler · ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune haksızsınız • رجع (rjE) kökü: geri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 64. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).