Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.
Enbiya 21:71وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطاً اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ • Ve necceynahu ve lutan ilel ardılleti barakna fiha lil alemin. • Meal: Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık. • Kelime kelime: وَنَجَّيْنَـٰهُ ve necceynahu ve onu kurtardık · وَلُوطًا veluten ve Lut'u · إِلَى ila (getirerek) · ٱلْأَرْضِ l-erdi bir yere · ٱلَّتِى lleti · بَـٰرَكْنَا barakna bereketli kıldığımız · فِيهَا fiha · لِلْعَـٰلَمِينَ lil'aalemine alemlere • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • برك (brk) kökü: Çökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmak • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 71. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).