İsmail'i, İdris'i ve Zu'l-Kifl'i de an. Hepsi sabredenlerdendi.
Enbiya 21:85وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَا الْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ • Ve ismaile ve idrise ve zelkifl, kullun mines sabirin. • Meal: İsmail'i, İdris'i ve Zu'l-Kifl'i de an. Hepsi sabredenlerdendi. • Kelime kelime: وَإِسْمَـٰعِيلَ ve ismaiyle ve İsma'il'i · وَإِدْرِيسَ ve idrise İdris'i · وَذَا ve za ve Zu'(l-Kifl'i) · ٱلْكِفْلِ ۖ l-kifli (ve Zu')l-Kifl'i · كُلٌّۭ kullun hepsi de · مِّنَ mine · ٱلصَّـٰبِرِينَ s-sabirine sabredenlerdendi • كفل (kfl) kökü: Başka biri için bakmak, beslemek, büyütmek, vasi olmak, sorumlu olmak, emanet etmek, teminat ya da kefil olmak. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • صبر (Sbr) kökü: direnmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 85. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).