Bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Çünkü hepinizin Rabb'i Ben'im. O halde yalnızca Bana kulluk edin!
Enbiya 21:92اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ • İnne hazihi ummetukum ummeten vahıdeten ve ene rabbukum fa'budun. • Meal: Bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Çünkü hepinizin Rabb'i Ben'im. O halde yalnızca Bana kulluk edin! • Kelime kelime: إِنَّ inne işte · هَـٰذِهِۦٓ hazihi bu · أُمَّتُكُمْ ummetukum sizin ümmetiniz · أُمَّةًۭ ummeten ümmettir · وَٰحِدَةًۭ vahideten bir tek · وَأَنَا۠ ve ena şüphesiz benim · رَبُّكُمْ rabbukum sizin Rabbiniz · فَٱعْبُدُونِ fea'buduni yalnız bana kulluk edin • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • وحد (wHd) kökü: Bir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 92. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).