Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 91. Ayet Meali

Ve namusunu koruyanı da an. Ona ruhumuzdan üfledik. Ve kendisini ve oğlunu alemler için bir ayet kıldık.

Enbiya 21:91 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ve namusunu koruyanı da an.
Enbiya 21:91
وَالَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ • Velleti ahsanet ferceha fe nefahna fiha min ruhina ve cealnaha vebneha ayeten lil alemin. • Meal: Ve namusunu koruyanı da an.[1] Ona ruhumuzdan üfledik.[2] Ve kendisini ve oğlunu alemler için bir ayet[3] kıldık. • Dipnot 1: Karnında bir çocuğa hayat verdik (15:29; 32:9; 38:72). • Dipnot 2: Meryem. • Dipnot 3: Mucize. İbret. • Kelime kelime: وَٱلَّتِىٓ velleti olanı (Meryemi) · أَحْصَنَتْ ehsanet korumuş · فَرْجَهَا ferceha ırzını · فَنَفَخْنَا fenefehna ve üflemiştik · فِيهَا fiha ona · مِن min -dan · رُّوحِنَا ruhina ruhumuz- · وَجَعَلْنَـٰهَا ve cealnaha ve onu yapmıştık · وَٱبْنَهَآ vebneha ve oğlunu · ءَايَةًۭ ayeten bir ibret · لِّلْعَـٰلَمِينَ lil'aalemine alemlere • حصن (HSn) kökü: Korunmak, erişilemez/yaklaşılamaz olmak, iffetli olmak, güçlü bir şekilde tahkim edilmek, erişilmesi zor olmak, korunmak, (saldırıya karşı) korunmak, yasal ve uygun olmayan şeylerden kaçınmak, bir şeyi… • فرج (frj) kökü: Açmak, ayırmak, yarmak, bölmek, genişletmek, ayırmak, iki şey arasında boşluk bırakmak, içeri oda yapmak, rahatlatmak. İki şey arasındaki açıklık, ara boşluk [boşluk veya yarık]. Örnek: Arka bacakları ayırmak veya… • نفخ (nfx) kökü: Ağızla üflemek, nefes almak. • روح (rwH) kökü: Ruh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, öz • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 91. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).