Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Hamid'in yoluna yönlendirildiler.
Hac 22:24وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ • Ve hudu ilet tayyibi minel kavli ve hudu ila sıratıl hamid. • Meal: Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Hamid'in[1] yoluna yönlendirildiler. • Dipnot 1: Yüce, övgüye ve teşekküre değer yegane varlık. • Kelime kelime: وَهُدُوٓا۟ ve hudu ve iletilmişlerdir · إِلَى ila · ٱلطَّيِّبِ t-tayyibi güzeline · مِنَ mine · ٱلْقَوْلِ l-kavli sözün · وَهُدُوٓا۟ ve hudu ve iletilmişlerdir · إِلَىٰ ila · صِرَٰطِ sirati yoluna · ٱلْحَمِيدِ l-hamidi çok övülen(Allah)ın • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • طيب (Tyb) kökü: İyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • صرط (SrT) kökü: Düz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç. • حمد (Hmd) kökü: Birini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak. • Hac suresi 78 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).