Kuşkusuz o Sa'at gelecektir. Onun geleceği kesindir. Ve Allah, kabirlerde olanları diriltecektir.
Hac 22:7وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ • Ve ennes saate atiyetun la raybe fiha ve ennallahe yeb'asu men fil kubur. • Meal: Kuşkusuz o Sa'at[1] gelecektir. Onun geleceği kesindir. Ve Allah, kabirlerde olanları[2] diriltecektir. • Dipnot 1: Ölüleri. • Dipnot 2: Kıyamet. • Kelime kelime: وَأَنَّ ve enne ve muhakkak · ٱلسَّاعَةَ s-saate o sa'at · ءَاتِيَةٌۭ atiyetun gelecektir · لَّا la yoktur · رَيْبَ raybe şüphe · فِيهَا fiha onda · وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · يَبْعَثُ yeb'asu diriltecektir · مَن men olanları · فِى fi · ٱلْقُبُورِ l-kuburi kabirlerde • سوع (swE) kökü: Kötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmak • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ريب (ryb) kökü: belirsizliğe düşürmek, şüpheye düşürmek, felaket, şüphe, rahatsız etmek, şüphe uyandırmak, zihinsel huzursuzluk yaratmak, sıkıntı vermek, kötü bir kanı oluşturmak, yalan isnat etmek • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • قبر (qbr) kökü: Ölüleri gömmek. Gömülmesini sağlamak, mezar günü olmak, birinin gömülmesini sağlamak. Mezar, kabir, ruhun ölümden diriliş gününe kadar yaşadığı ara durum. Mezarlık, gömülme yeri. • Hac suresi 78 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).