Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 27. Ayet Meali

Ey İman Edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

Nur 24:27 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İman Edenler!
Nur 24:27
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ • Ya eyyuhellezine amenu la tedhulu buyuten gayra buyutikum hatta teste'nisu ve tusellimu ala ehliha, zalikum hayrun lekum leallekum tezekkerun. • Meal: Ey İman Edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden[1] girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız. • Dipnot 1: Esenlik dilemeden. Müsaade istemeden. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · لَا la · تَدْخُلُوا۟ tedhulu girmeyin · بُيُوتًا buyuten evlere · غَيْرَ gayra başka · بُيُوتِكُمْ buyutikum kendi evlerinizden · حَتَّىٰ hatta ta ki · تَسْتَأْنِسُوا۟ teste'nisu izin almadan · وَتُسَلِّمُوا۟ ve tusellimu ve selam vermeden · عَلَىٰٓ ala üzerine · أَهْلِهَا ۚ ehliha (ev) halkı · ذَٰلِكُمْ zalikum herhalde bu · خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır · لَّكُمْ lekum sizin için · لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki · تَذَكَّرُونَ tezekkerune düşünüp anlarsınız • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • بيت (byt) kökü: Ev, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Nur suresi 64 ayettir; bu 27. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).