Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 29. Ayet Meali

Oturulmayan ama yararlanmak için kullanılan yerlere girmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin açığa vurduğunuz şeyleri de gizlediğiniz şeyleri de bilir.

Nur 24:29 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Oturulmayan ama yararlanmak için kullanılan yerlere girmenizde bir sakınca yoktur.
Nur 24:29
لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ • Leyse aleykum cunahun en tedhulu buyuten gayre meskunetin fiha metaun lekum, vallahu ya'lemu ma tubdune ve ma tektumun. • Meal: Oturulmayan ama yararlanmak için kullanılan yerlere girmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin açığa vurduğunuz şeyleri de gizlediğiniz şeyleri de bilir. • Kelime kelime: لَّيْسَ leyse yoktur · عَلَيْكُمْ aleykum size · جُنَاحٌ cunahun bir günah · أَن en -den dolayı · تَدْخُلُوا۟ tedhulu (izinsiz) girmeniz- · بُيُوتًا buyuten evlere · غَيْرَ gayra · مَسْكُونَةٍۢ meskunetin oturulmayan · فِيهَا fiha içinde · مَتَـٰعٌۭ metaun eşyanız bulunan · لَّكُمْ ۚ lekum sizin · وَٱللَّهُ vallahu ve Allah · يَعْلَمُ yea'lemu bilir · مَا ma şeyi · تُبْدُونَ tubdune açığa vurduğunuz · وَمَا ve ma ve şeyi · تَكْتُمُونَ tektumune gizlediğiniz • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • جنح (jnH) kökü: Yan, eğilmek, meyletmek, bükülmek, çömelmek. • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • بيت (byt) kökü: Ev, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • سكن (skn) kökü: Sakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmek • متع (mtE) kökü: Faydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • بدو (bdw) kökü: Görünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek • كتم (ktm) kökü: Saklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmak • Nur suresi 64 ayettir; bu 29. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).