Eşlerine iftira atanlar, kendilerinden başka tanıkları yoksa o zaman onların her birinin tanıklığı, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah'ı tanık tutmasıdır.
Nur 24:6وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ اَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَٓاءُ اِلَّٓا اَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ اَحَدِهِمْ اَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ • Vellezine yermune ezvacehum ve lem yekun lehum şuhedau illa enfusuhum fe şehadetu ehadihim erbeu şehadatin billahi innehu le mines sadıkin. • Meal: Eşlerine iftira atanlar, kendilerinden başka tanıkları yoksa o zaman onların her birinin tanıklığı, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah'ı tanık tutmasıdır. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler · يَرْمُونَ yermune zina ile suçlayan · أَزْوَٰجَهُمْ ezvacehum eşlerini · وَلَمْ velem ve · يَكُن yekun bulunmayanlar · لَّهُمْ lehum onların · شُهَدَآءُ şuheda'u şahidleri · إِلَّآ illa başka · أَنفُسُهُمْ enfusuhum kendilerinden · فَشَهَـٰدَةُ feşehadetu (o halde) şahidliği · أَحَدِهِمْ ehadihim onlardan her birinin · أَرْبَعُ erbeu dört defa · شَهَـٰدَٰتٍۭ şehadatin şahid tutmasıdır · بِٱللَّهِ ۙ billahi Allah'ı · إِنَّهُۥ innehu kendisinin mutlaka · لَمِنَ lemine -den olduğuna · ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğru söyleyenler- • رمي (rmy) kökü: atmak, fırlatmak, atarak vurmak, suçlamak, yüklemek, suç atmak • زوج (zwj) kökü: Birleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • ربع (rbE) kökü: Dört, dördüncü, çeyrek, kırk • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • Nur suresi 64 ayettir; bu 6. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).