Kadının, dört kez "Billahi o kesinlikle yalancıdır." şeklinde sözüne Allah'ı tanık etmesi ondan cezayı kaldırır.
Nur 24:8وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ • Ve yedrau anhel azabe en teşhede erbea şehadatin billahi innehu le minel kazibin. • Meal: Kadının, dört kez "Billahi o kesinlikle yalancıdır." şeklinde sözüne Allah'ı tanık etmesi ondan cezayı kaldırır. • Kelime kelime: وَيَدْرَؤُا۟ veyedrau ve kaldırır · عَنْهَا anha kendisinden · ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı · أَن en · تَشْهَدَ teşhede kadının şahidlik etmesi · أَرْبَعَ erbea dört defa · شَهَـٰدَٰتٍۭ şehadatin şahid tutup · بِٱللَّهِ ۙ billahi Allah'ı · إِنَّهُۥ innehu onun (kocasının) · لَمِنَ lemine -den olduğuna · ٱلْكَـٰذِبِينَ l-kazibine yalan söyleyenler- • درا (drA) kökü: İtmek, geri döndürmek, kovmak; ertelemek, önlemek, üstesinden gelmek, mücadele etmek, kavga etmek, zorlamak, aniden atılmak, bir kavgada geri püskürtmek, anlaşamamak. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • ربع (rbE) kökü: Dört, dördüncü, çeyrek, kırk • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • Nur suresi 64 ayettir; bu 8. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).