Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Furkan 25:35وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يراًۚ • Ve lekad ateyna musel kitabe ve cealna meahu ehahu harune vezira. • Meal: Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik · مُوسَى musa Musa'ya · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı · وَجَعَلْنَا ve cealna ve yaptık · مَعَهُۥٓ meahu kendisinin yanında · أَخَاهُ ehahu kardeşi · هَـٰرُونَ harune Harun'u · وَزِيرًۭا veziran vezir • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • اخو (Axw) kökü: Başka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından… • وزر (wzr) kökü: Bir yükü taşımak, bir yükü üstlenmek, (bir suç) işlemek. • Furkan suresi 77 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).