"İşte bu dişi deve. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.
Şuara 26:155قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ • Kale hazihi nakatun leha şirbun ve lekum şirbu yevmin ma'lum. • Meal: "İşte bu dişi deve.[1] Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi. • Dipnot 1: Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, kamuya ait deve. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi ki · هَـٰذِهِۦ hazihi işte bu · نَاقَةٌۭ nakatun dişi devedir · لَّهَا leha onun vardır · شِرْبٌۭ şirbun su içme hakkı · وَلَكُمْ velekum ve sizin vardır · شِرْبُ şirbu su içme hakkı · يَوْمٍۢ yevmin bir gün · مَّعْلُومٍۢ mea'lumin belli • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نوق (nwq) kökü: Eti yağdan temizlemek, deve eğitmek, düzene koymak, dikkatli yapmak. niiqatun - gayret, beceri, incelik, rafine, en iyi, dağın tepesi, büyük ve uzun dağ. naaqatun - dişi deve. • شرب ($rb) kökü: İçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 155. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).