Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şuara Suresi 16. Ayet Meali

Haydi! Firavun'a gidin ve ona: "Biz, alemlerin Rabb'inin Resulleriyiz." deyin.

Şuara 26:16 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Haydi!
Şuara 26:16
فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ • Fe'tiya fir'avne fe kula inna resulu rabbil alemin. • Meal: Haydi! Firavun'a gidin ve ona: "Biz, alemlerin Rabb'inin Resulleriyiz." deyin. • Kelime kelime: فَأْتِيَا fe'tiya gidin ikiniz · فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn'e · فَقُولَآ fe kula ve deyin ki · إِنَّا inna gerçekten biz · رَسُولُ rasulu elçisiyiz · رَبِّ rabbi Rabbinin · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).