"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden olacaksın." dediler.
Şuara 26:167قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ • Kalu le in lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracin. • Meal: "Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden[1] olacaksın." dediler. • Dipnot 1: Yurdundan çıkarılanlardan. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · لَئِن lein andolsun eğer · لَّمْ lem · تَنتَهِ tentehi vazgeçmezsen · يَـٰلُوطُ ya lutu Lut · لَتَكُونَنَّ letekunenne mutlaka olacaksın · مِنَ mine -den · ٱلْمُخْرَجِينَ l-muhracine sürülenler- • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 167. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).