Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şuara Suresi 31. Ayet Meali

Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

Şuara 26:31 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Firavun: "Öyleyse haydi getir onu.
Şuara 26:31
قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ • Kale fe'ti bihi in kunte mines sadikin. • Meal: Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale (Fir'avn) dedi · فَأْتِ fe'ti getir · بِهِۦٓ bihi onu · إِن in eğer · كُنتَ kunte isen · مِنَ mine -dan · ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğrular- • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 31. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).