Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kasas Suresi 12. Ayet Meali

Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine: "Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi.

Kasas 28:12 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık.
Kasas 28:12
وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ • Ve harremna aleyhil meradıa min kablu fe kalet hel edullukum ala ehli beytin yekfulunehu lekum ve hum lehu nasıhun. • Meal: Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine:[1] "Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi. • Dipnot 1: Musa'nın ablası, Firavun'un ailesine. • Kelime kelime: وَحَرَّمْنَا ve harramna ve haram etmiştik · عَلَيْهِ aleyhi ona · ٱلْمَرَاضِعَ l-meradia süt anneleri · مِن min · قَبْلُ kablu daha önce · فَقَالَتْ fekalet dedi ki · هَلْ hel -mi? · أَدُلُّكُمْ edullukum size göstereyim- · عَلَىٰٓ ala · أَهْلِ ehli halkını (aile) · بَيْتٍۢ beytin bir ev (aile) · يَكْفُلُونَهُۥ yekfulunehu onun bakımını üstlenecek · لَكُمْ lekum sizin için · وَهُمْ vehum ve onlar · لَهُۥ lehu ona · نَـٰصِحُونَ nasihune öğüt verecek • حرم (Hrm) kökü: Yasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan… • رضع (rDE) kökü: Anne memesini emmek (çocuk için), emzirmek, süt anne / emziren kadın. • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دلل (dll) kökü: Göstermek, işaret etmek, belirtmek, yönlendirmek, işaret etmek, rehberlik etmek, yanıltmak, keşfetmek, yönetmek • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • بيت (byt) kökü: Ev, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir • كفل (kfl) kökü: Başka biri için bakmak, beslemek, büyütmek, vasi olmak, sorumlu olmak, emanet etmek, teminat ya da kefil olmak. • نصح (nSH) kökü: Saf olmak, karışmamış olmak, hakiki olmak, samimi davranmak, samimi tavsiye vermek, içtenlikle öğüt vermek, sadık olmak • Kasas suresi 88 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).