Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kasas Suresi 11. Ayet Meali

Kız kardeşine: "Onu izlemeye al." dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi.

Kasas 28:11 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kız kardeşine: "Onu izlemeye al." dedi.
Kasas 28:11
وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ • Ve kalet li uhtihi kussihi fe besurat bihi an cunubin ve hum la yeş'urun. • Meal: Kız kardeşine:[1] "Onu izlemeye al." dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi. • Dipnot 1: Musa'nın annesi, Musa'nın ablasına. • Kelime kelime: وَقَالَتْ ve kalet ve dedi ki · لِأُخْتِهِۦ liuhtihi kızkardeşine · قُصِّيهِ ۖ kussihi onu takip et · فَبَصُرَتْ febesurat o da gözetledi · بِهِۦ bihi onu · عَن an · جُنُبٍۢ cunubin uzaktan · وَهُمْ vehum ve onlar · لَا la · يَشْعُرُونَ yeş'urune farkına varmadan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اخو (Axw) kökü: Başka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından… • قصص (qSS) kökü: İletmek, anlatmak/iletişim kurmak/hikaye etmek/nakletmek, birinin izini takip etmek, geri dönmek, misilleme yapmak, kesmek, ilişkili olmak, beyan etmek, bahsetmek. Qasasun - anlatı/hikaye, takip etme eylemi. Qisas… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • جنب (jnb) kökü: Yan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak • شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • Kasas suresi 88 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).