شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz
Anlam: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • Kuran'da 40 ayette geçer. • Bakara 2:9 — Onlar, Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Oysa sadece kendilerini aldatıyorlar da bunun ayırdında değiller. • Bakara 2:12 — İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunun ayırdında değiller. • Bakara 2:154 — Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, ancak siz, bunu kavrayamazsınız. • Bakara 2:158 — Kuşkusuz Safa ile Merve Allah'ın belirlediği nişanelerdir. Kim hacc ya da umre amacıyla Beyt'i ziyaret ederse, ikisini de tavaf etmesinde… • Bakara 2:198 — Rabb'inizden lütuf istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl… • Ali İmran 3:69 — Kitap Ehli'nden bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar. • Maide 5:2 — Ey İman Edenler! Allah'ın işaretlerine, haram aya, kurbana, gerdanlıklara; Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a… • Enam 6:26 — Onlar, başkalarını ondan vazgeçirmeye çalışırlar, kendileri de ondan uzaklaşırlar. Ve onlar, ancak kendilerini mahvederler, ama bunu idrak… • Enam 6:109 — Eğer kendilerine bir ayet gelirse, ona inanacaklarına dair kesin bir yeminle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Ayetler ancak Allah'ın… • Enam 6:123 — Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun… • Araf 7:95 — Sonra kötülüğü iyiliğe çevirdik. Nihayet imkanları artınca: "Atalarımızın da sıkıntılı ve bolluk günleri olmuştu." dediler. Bu yüzden, Biz… • Yusuf 12:15 — O'nu alıp götürdüler. Hep birlikte onu kuyunun dibine bırakmaya karar verdiler. O sırada Yusuf'a: "Ant olsun onların bu yaptıklarını, bir… • Yusuf 12:107 — Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o Sa'at'in onlara, farkında olmadan ansızın… • Nahl 16:21 — Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler. • Nahl 16:26 — Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba… • Nahl 16:45 — Sana sinsice kötü tuzaklar kuranlar, Allah'ın, kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden veya ummadıkları bir yerden azabın… • Nahl 16:80 — Allah, evlerinizden sizin için bir huzur ve dinginlik yeri yaptı. Ve sizin için, hayvanların derilerinden yolculuğunuz sırasında ve… • Kehf 18:19 — Onları uyandırdık ve böylece birbirlerine sormaya başladılar. Onlardan birisi şu soruyu sordu: "Ne kadar kaldınız?" "Bir gün veya günün bir… • Enbiya 21:5 — "Hayır, bunlar karmakarışık düşlerdir. Hayır, belki onu uydurdu. Hayır, o bir şairdir. Öyleyse öncekilere gönderildiği gibi bize bir ayet… • Hac 22:32 — İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.