Onlar, başkalarını ondan vazgeçirmeye çalışırlar, kendileri de ondan uzaklaşırlar. Ve onlar, ancak kendilerini mahvederler, ama bunu idrak etmezler.
Enam 6:26وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُۚ وَاِنْ يُهْلِكُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ • Ve hum yenhevne anhu ve yen'evne anh, ve in yuhlikune illa enfusehumve ma yeş'urun. • Meal: Onlar, başkalarını ondan vazgeçirmeye çalışırlar, kendileri de ondan uzaklaşırlar. Ve onlar, ancak kendilerini mahvederler, ama bunu idrak etmezler. • Kelime kelime: وَهُمْ ve hum ve onlar · يَنْهَوْنَ yenhevne hem menederler · عَنْهُ anhu ondan · وَيَنْـَٔوْنَ ve yenevne hem de uzak dururlar · عَنْهُ ۖ anhu ondan · وَإِن ve in ve böylece · يُهْلِكُونَ yuhlikune mahvediyorlar · إِلَّآ illa yalnız · أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerini · وَمَا ve ma değiller · يَشْعُرُونَ yeş'urune farkında • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • ناي (nAy) kökü: Uzaklaştırmak, uzak olmak, uzaklaşmak, herhangi birini uzak tutmak, önlemek, geri çekilmek, geri dönmek, mesafe koymak (örn. kendini), geri çekilmek. • هلك (hlk) kökü: Ölmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • Enam suresi 165 ayettir; bu 26. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).