Onlar, Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Oysa sadece kendilerini aldatıyorlar da bunun ayırdında değiller.
Bakara 2:9يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ • Yuhadiunallahe vellezine amenu, ve ma yahdeune illa enfusehum ve ma yeş'urun. • Meal: Onlar[1], Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Oysa sadece kendilerini aldatıyorlar da bunun ayırdında değiller. • Dipnot 1: İman etmedikleri halde iman etmiş gibi görünenler. • Kelime kelime: يُخَـٰدِعُونَ yuhadiune aldatmaya çalışırlar · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseleri · ءَامَنُوا۟ amenu inanan · وَمَا ve ma · يَخْدَعُونَ yehdeune aldatamazlar · إِلَّآ illa başkasını · أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerinden · وَمَا ve ma değiller · يَشْعُرُونَ yeş'urune farkında • خدع (xdE) kökü: Gizlemek/saklamak, katlamak/bükmek, aldatmak veya atlatmak, numaralanmak, girmek, vaziyette/durumda değişiklik göstermek, çekinmek veya reddetmek, vazgeçmek, az talep görmek, doğru yoldan sapmak, direnmek/muhalif… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • Bakara suresi 286 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).