Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kasas Suresi 24. Ayet Meali

Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak bağışlayacağın her şeye muhtacım." dedi.

Kasas 28:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı.
Kasas 28:24
فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ • Fe seka lehuma summe tevella ilez zılli fe kale rabbi inni lima enzelte ileyye min hayrin fakir. • Meal: Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak bağışlayacağın her şeye muhtacım." dedi. • Kelime kelime: فَسَقَىٰ feseka (Musa) hemen suladı · لَهُمَا lehuma onlarınkini · ثُمَّ summe sonra · تَوَلَّىٰٓ tevella çekildi · إِلَى ila · ٱلظِّلِّ z-zilli gölgeye · فَقَالَ fe kale dedi · رَبِّ rabbi Rabbim · إِنِّى inni doğrusu ben · لِمَآ lima ne varsa · أَنزَلْتَ enzelte indireceğin · إِلَىَّ ileyye bana · مِنْ min -dan · خَيْرٍۢ hayrin hayır- · فَقِيرٌۭ fekirun muhtacım • سقي (sqy) kökü: Su vermek, sulamak, içirmek, susuzluğu gidermek, sulama yapmak, suvarmak • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • ظلل (Zll) kökü: Kalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • فقر (fqr) kökü: Fakir/yoksul/muhtaç olmak, ihtiyaç duymak, yoksulluk. Sırt kırıcı felaketle alt üst etmek, omurgada ağrı hissetmek. • Kasas suresi 88 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).