Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kasas Suresi 56. Ayet Meali

Sen, sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin; ama Allah hak edeni doğru yola iletir. O, doğru yolu seçenleri iyi bilir.

Kasas 28:56 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sen, sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin; ama Allah hak edeni doğru yola iletir.
Kasas 28:56
اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ • İnneke la tehdi men ahbebte ve lakinnallahe yehdi men yeşa', ve huve a'lemu bil muhtedin. • Meal: Sen, sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin; ama Allah hak edeni[1] doğru yola iletir. O, doğru yolu seçenleri iyi bilir. • Dipnot 1: Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" İnsanın "dilemesine", "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim İnsana aittir ve belirleyici olan İnsanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3). • Kelime kelime: إِنَّكَ inneke şüphesiz sen · لَا la · تَهْدِى tehdi doğru yola iletemezsin · مَنْ men kimseyi · أَحْبَبْتَ ehbebte sevdiğin · وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat · ٱللَّهَ llahe Allah · يَهْدِى yehdi doğru yola iletir · مَن men kimseyi · يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği · وَهُوَ ve huve ve O · أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir · بِٱلْمُهْتَدِينَ bil-muhtedine yola gelecek olanları • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Kasas suresi 88 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).