Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.
Kasas 28:55وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَـنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ • Ve iza semiullagve a'radu anhu, ve kalu lena a'maluna ve lekum a'malukum selamun aleykum la nebtegil cahilin. • Meal: Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler. • Kelime kelime: وَإِذَا ve iza ve zaman · سَمِعُوا۟ semiu işittikleri · ٱللَّغْوَ l-legve boş söz · أَعْرَضُوا۟ ea'radu yüz çevirirler · عَنْهُ anhu ondan · وَقَالُوا۟ ve kalu ve derler · لَنَآ lena bizimdir · أَعْمَـٰلُنَا ea'maluna bizim işlerimiz · وَلَكُمْ velekum ve sizindir · أَعْمَـٰلُكُمْ ea'malukum sizin işleriniz · سَلَـٰمٌ selamun selam · عَلَيْكُمْ aleykum size olsun · لَا la · نَبْتَغِى nebtegi biz istemeyiz · ٱلْجَـٰهِلِينَ l-cahiline cahilleri • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • لغو (lgw) kökü: Saçma konuşmak, bilerek veya bilmeyerek hata yapmak, boş sözler kullanmak, boş konuşmak, gürültü yapmak ve yaygara koparmak (sözü kesmek için), hafifçe konuşmak (başkasının duymasını engellemek için), konuşma hatası… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • جهل (jhl) kökü: Cahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış… • Kasas suresi 88 ayettir; bu 55. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).