Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kasas Suresi 75. Ayet Meali

Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.

Kasas 28:75 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Her ümmetten bir tanık çıkarırız.
Kasas 28:75
وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يداً فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُٓوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟ • Ve neza'na min kulli ummetin şehiden fe kulna hatu burhanekum fe alimu ennel hakka lillahi ve dalle anhum ma kanu yefterun. • Meal: Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı[1] getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar. • Dipnot 1: İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. • Kelime kelime: وَنَزَعْنَا ve nezea'na ve çıkarırız · مِن min -ten · كُلِّ kulli her · أُمَّةٍۢ ummetin ümmet- · شَهِيدًۭا şehiden bir şahid · فَقُلْنَا fe kulna ve deriz · هَاتُوا۟ hatu getirin · بُرْهَـٰنَكُمْ burhanekum delilinizi · فَعَلِمُوٓا۟ fealimu bilirler ki · أَنَّ enne kesinlikle · ٱلْحَقَّ l-hakka gerçek · لِلَّهِ lillahi Allah'a aittir · وَضَلَّ ve delle ve sapıp gider · عَنْهُم anhum kendilerinden · مَّا ma şeyler · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَفْتَرُونَ yefterune uyduruyor(lar) • نزع (nzE) kökü: Çekmek, almak, koparmak, çıkarmak, kapıp götürmek, kaldırmak, soymak, koparmak, çıkarmak, geri çekmek, sertçe çekmek, görevini yerine getirmek, özlem duymak, üst düzey yetkilileri görevden almak, benzemek, güçlü bir… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • هات (hAt) kökü: Getirin, üretin • برهن (brhn) kökü: Kanıt/delil. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • فري (fry) kökü: Kesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak. • Kasas suresi 88 ayettir; bu 75. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).