Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Kasas 28:88وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ • Ve la ted'u meallahi ilahen ahar, la ilahe illa hu, kullu şey'in halikun illa vecheh, lehul hukmu ve ileyhi turceun. • Meal: Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü[1] hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz. • Dipnot 1: Allah'ın yönü, rızası, iradesi, benliği. Tamamıyla Allah'a yönelme. Allah'ın hoşnutluğu. O'nunla birlikte olma arzusu. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · تَدْعُ ted'u yalvarma · مَعَ mea ile beraber · ٱللَّهِ llahi Allah · إِلَـٰهًا ilahen bir tanrıya · ءَاخَرَ ۘ ahara başka · لَآ la yoktur · إِلَـٰهَ ilahe tanrı · إِلَّا illa başka · هُوَ ۚ huve O'ndan · كُلُّ kullu her · شَىْءٍ şey'in şey · هَالِكٌ halikun helak olacaktır · إِلَّا illa başka · وَجْهَهُۥ ۚ vechehu O'nun yüzü(zatı)ndan · لَهُ lehu O'nundur · ٱلْحُكْمُ l-hukmu Hüküm · وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve O'na · تُرْجَعُونَ turceune döndürüleceksiniz • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • هلك (hlk) kökü: Ölmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak. • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • رجع (rjE) kökü: geri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek. • Kasas suresi 88 ayettir; bu 88. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).