Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ankebut Suresi 2. Ayet Meali

İnsanlar, iman ettik demekle fitnelendirilmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar.

Ankebut 29:2 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İnsanlar, iman ettik demekle fitnelendirilmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar.
Ankebut 29:2
اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ • E hasiben nasu en yutreku en yekulu amenna ve hum la yuftenun. • Meal: İnsanlar, iman ettik demekle fitnelendirilmeden[1] bırakılacaklarını mı sanıyorlar. • Dipnot 1: Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır. • Kelime kelime: أَحَسِبَ ehasibe -mı sandılar? · ٱلنَّاسُ n-nasu insanlar · أَن en · يُتْرَكُوٓا۟ yutraku bırakılacaklarını · أَن en · يَقُولُوٓا۟ yekulu demekle · ءَامَنَّا amenna inandık · وَهُمْ ve hum onlar · لَا la hiç · يُفْتَنُونَ yuftenune sınanmadan • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • ترك (trk) kökü: Terk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • فتن (ftn) kökü: Denemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük… • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 2. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).