Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ankebut Suresi 37. Ayet Meali

Fakat onu yalanladılar. Bu nedenle onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Ankebut 29:37 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Fakat onu yalanladılar.
Ankebut 29:37
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ • Fe kezzebuhu fe ehazethumur recfetu fe asbehu fi darihim casimin. • Meal: Fakat onu yalanladılar. Bu nedenle onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar. • Kelime kelime: فَكَذَّبُوهُ fekezzebuhu onu yalanladılar · فَأَخَذَتْهُمُ feehazethumu bu yüzden onları yakaladı · ٱلرَّجْفَةُ r-racfetu deprem · فَأَصْبَحُوا۟ fe esbehu ve kaldılar · فِى fi · دَارِهِمْ darihim yurtlarında · جَـٰثِمِينَ casimine diz üstü çöküp • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • رجف (rjf) kökü: Titremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı… • صبح (SbH) kökü: Sabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya… • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • جثم (jvm) kökü: Yere yapışmak, göğsünün üzerine düşmek, yerde yatmak, hareketsiz kalmak, ölü veya yok olmuş olmak. • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 37. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).