Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ankebut Suresi 51. Ayet Meali

Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda iman eden bir toplum için bir rahmet ve zikir vardır.

Ankebut 29:51 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi?
Ankebut 29:51
اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟ • E ve lem yekfihim enna enzelna aleykel kitabe yutla aleyhim, inne fi zalike le rahmeten ve zikra li kavmin yu'minun. • Meal: Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda[1] iman eden bir toplum için bir rahmet[2] ve zikir[3] vardır. • Dipnot 1: Kur'an'da. • Dipnot 2: Öğüt, hatırlatma. • Dipnot 3: İnsanlığa kurtuluşun yollarını gösteren, onları karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan. • Kelime kelime: أَوَلَمْ evelem · يَكْفِهِمْ yekfihim onlara yetmedi mi? · أَنَّآ enna -ki biz · أَنزَلْنَا enzelna indirdik · عَلَيْكَ aleyke sana · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı · يُتْلَىٰ yutla okunan · عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim kendilerine · إِنَّ inne şüphesiz · فِى fi vardır · ذَٰلِكَ zalike bunda · لَرَحْمَةًۭ lerahmeten bir rahmet · وَذِكْرَىٰ ve zikra ve öğüt · لِقَوْمٍۢ likavmin bir toplum için · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanan • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • تلو (tlw) kökü: Takip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek. • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).