Ankebut 29:54يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ • Yesta'ciluneke bil azab, ve inne cehenneme le muhitatun bil kafirin. • Meal: Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle Kafirleri[1] çepeçevre kuşatacaktır. • Dipnot 1: Bkz. 21:30. ayetin 1. dipnotu. • Kelime kelime: يَسْتَعْجِلُونَكَ yestea'ciluneke senden çabucak istiyorlar · بِٱلْعَذَابِ bil-azabi azabı · وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz · جَهَنَّمَ cehenneme cehennem · لَمُحِيطَةٌۢ lemuhitatun kuşatmış iken · بِٱلْكَـٰفِرِينَ bil-kafirine inkarcıları • عجل (Ejl) kökü: Acele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • حوط (HwT) kökü: Korumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 54. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).