Yüzleri ağaranlara gelince, onlar Allah'ın rahmetinin içindedirler ve orada sürekli kalacaklardır.
Ali İmran 3:107وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَف۪ي رَحْمَةِ اللّٰهِۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ • Ve emmellezinebyaddat vucuhuhum fe fi rahmetillah, hum fiha halidun. • Meal: Yüzleri ağaranlara gelince, onlar Allah'ın rahmetinin içindedirler ve orada sürekli kalacaklardır. • Kelime kelime: وَأَمَّا veemma ise · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ٱبْيَضَّتْ byeddet ağaran · وُجُوهُهُمْ vucuhuhum yüzleri · فَفِى fefi içindedirler · رَحْمَةِ rahmeti rahmeti · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · هُمْ hum onlar · فِيهَا fiha orada · خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır • بيض (byD) kökü: Beyaz olmak, beyazlamak, yumurtlamak, ağarmak, beyaza çalmak, beyazlaştırmak • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 107. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).