Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 192. Ayet Meali

"Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur."

Ali İmran 3:192 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey Rabb'imiz!
Ali İmran 3:192
رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ • Rabbena inneke men tudhılin nare fe kad ahzeyteh, ve ma liz zalimine min ensar. • Meal: "Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur." • Kelime kelime: رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz · إِنَّكَ inneke şüphesiz sen · مَن men kimi · تُدْخِلِ tudhili sokarsan · ٱلنَّارَ n-nara ateşe · فَقَدْ fekad muhakkak ki · أَخْزَيْتَهُۥ ۖ ehzeytehu onu perişan etmişsindir · وَمَا ve ma yoktur · لِلظَّـٰلِمِينَ lizzalimine zalimlerin · مِنْ min hiçbir · أَنصَارٍۢ ensarin yardımcıları • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • خزي (xzy) kökü: Alçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 192. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).