Kuşkusuz, yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Ali İmran 3:5اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ • İnnallahe la yahfa aleyhi şey'un fil ardı ve la fis sema'. • Meal: Kuşkusuz, yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah'a · لَا la · يَخْفَىٰ yehfa gizli kalmaz · عَلَيْهِ aleyhi ona · شَىْءٌۭ şey'un hiçbir şey · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde · وَلَا ve la · فِى fi · ٱلسَّمَآءِ s-semai ve gökte • خفي (xfy) kökü: Fark edilemez/belli belirsiz, gizli/saklı/örtülü, görüşe silik veya karanlık, bastırılmış veya boğulmuş, zihin için belirsiz, gizli bir durumdan açığa çıkmak (gizlenen şey açığa çıktı). • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 5. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).