Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 56. Ayet Meali

"Kafirlere gelince: Onları Dünya'da da Ahiret'te de şiddetli bir azaba çarptıracağım. Ve onların yardımcıları da olmayacaktır."

Ali İmran 3:56 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Kafirlere gelince: Onları Dünya'da da Ahiret'te de şiddetli bir azaba çarptıracağım.
Ali İmran 3:56
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَد۪يداً فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ • Fe emmellezine keferu fe uazzibuhum azaben şediden fid dunya vel ahıreti, ve ma lehum min nasirin. • Meal: "Kafirlere gelince: Onları Dünya'da da Ahiret'te de şiddetli bir azaba çarptıracağım. Ve onların yardımcıları da olmayacaktır." • Kelime kelime: فَأَمَّا feemma gelince · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · كَفَرُوا۟ keferu inkar eden · فَأُعَذِّبُهُمْ feuazzibuhum onlara azabedeceğim · عَذَابًۭا azaben azapla · شَدِيدًۭا şediden şiddetli · فِى fi · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada da · وَٱلْـَٔاخِرَةِ vel'ahirati ve ahirette de · وَمَا ve ma olmayacaktır · لَهُم lehum onların · مِّن min hiçbir · نَّـٰصِرِينَ nasirine yardımcıları da • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • شدد ($dd) kökü: sıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad &… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).