Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 57. Ayet Meali

İman edip salihatı yapanlara gelince: Allah, yaptıklarının karşılığını eksiksiz verecektir. Allah, haksızlık yapanları sevmez.

Ali İmran 3:57 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman edip salihatı yapanlara gelince: Allah, yaptıklarının karşılığını eksiksiz verecektir.
Ali İmran 3:57
وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ • Ve emmellezine amenu ve amilus salihati fe yuveffihim ucurehum vallahu la yuhibbuz zalimin. • Meal: İman edip salihatı[1] yapanlara gelince: Allah, yaptıklarının karşılığını eksiksiz verecektir. Allah, haksızlık yapanları sevmez. • Dipnot 1: Bkz. 2:277. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَأَمَّا ve emma gelince · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · ءَامَنُوا۟ amenu inanan · وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlara · ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi şeyler · فَيُوَفِّيهِمْ feyuveffihim (Allah) tam olarak verecektir · أُجُورَهُمْ ۗ ucurahum mükafatlarını · وَٱللَّهُ vallahu Allah · لَا la · يُحِبُّ yuhibbu sevmez · ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimleri • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • وفي (wfy) kökü: Sona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 57. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).