Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim olan Zikir'dendir.
Ali İmran 3:58ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَك۪يمِ • Zalike netluhu aleyke minel ayati vez zikril hakim hakimi). • Meal: Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim[1] olan Zikir'dendir.[2] • Dipnot 1: Öğüt. Zikir, Kur'an'ın isimlerinden birisidir. Bu kelimenin hatırlatmak, hatırlamak ve anmak anlamları da bulunmaktadır. Hatırlatmak ve anmak ile kast edilen şey, sorumlulukları hatırlamak, yapılan her şeyin Allah tarafından görüldüğünü ve bilindiğini akıldan çıkarmamaktır. Tesbih çekmek/tesbihat olarak bilinen belli sözlerin (Suphanallah, elhamdülillah vb. gibi) tekrarlanarak söylenmesine zikir denmesi hurafedir. • Dipnot 2: Hikmetli. • Kelime kelime: ذَٰلِكَ zalike işte bu · نَتْلُوهُ netluhu okuduğumuz · عَلَيْكَ aleyke sana · مِنَ mine -den · ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetler- · وَٱلذِّكْرِ vezzikri ve Zikir(Kitap)dandır · ٱلْحَكِيمِ l-hakimi hikmetli • تلو (tlw) kökü: Takip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek. • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 58. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).