Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 74. Ayet Meali

Allah, rahmetini hak edene has kılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Ali İmran 3:74 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, rahmetini hak edene has kılar.
Ali İmran 3:74
يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ • Yahtassu bi rahmetihi men yeşa', vallahu zul fadlil azim. • Meal: Allah, rahmetini hak edene[1] has kılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir. • Dipnot 1: Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 76:3). • Kelime kelime: يَخْتَصُّ yehtessu has kılar · بِرَحْمَتِهِۦ birahmetihi Rahmetini · مَن men kimseye · يَشَآءُ ۗ yeşa'u dilediği · وَٱللَّهُ vallahu Allah · ذُو zu sahibidir · ٱلْفَضْلِ l-fedli lutuf ve ikram · ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük • خصص (xSS) kökü: Bir kişiyi ayırt etmek/özelleştirmek, bir kişiye özel olarak ait kılmak/tahsis etmek, başkalarına tercih ederek birini kayırmak (yani birini özel olarak seçmek), bir kişiyi kendine özel olarak seçmek/almak, yalnız olmak… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 74. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).